<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[||| Baliktasi.net ||| Bobrek tasi tedavisinde dogal yontem,böbrek taşı düşürme,böbrek taşı nasıl düşürülür,böbrek taşı tedavisi,eşkinacı FERHAT,iskinacıferhat,eskineciferhat,böbrektaşı,böbrektedavisi,böbrekagrısı,eşkinabalıgı,balık tası,mavruşkil - Tüm Forumlar]]></title>
		<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/</link>
		<description><![CDATA[||| Baliktasi.net ||| Bobrek tasi tedavisinde dogal yontem,böbrek taşı düşürme,böbrek taşı nasıl düşürülür,böbrek taşı tedavisi,eşkinacı FERHAT,iskinacıferhat,eskineciferhat,böbrektaşı,böbrektedavisi,böbrekagrısı,eşkinabalıgı,balık tası,mavruşkil - http://baliktasi.net/bobrektasi]]></description>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 11:41:55 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Tuncay Mantar]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=34</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 23:07:47 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=34</guid>
			<description><![CDATA[Ben Tuncay böbrek rahatsızlığım için hasteneye başvurdum böbreklerimde taş olduğu ortaya çıktı.Doktor ağrı kesici verdi kullandım bir iki saat rahatladım tekrar sancılarım başladı bir Eşkinacı Ferhatı aradım ondan iki paket eşkina taşı aldım ve kullandım.Sabaha karşı tuvalete çıktım taşları dökmeye başladığımı gördüm ve şu anda çok rahatım.Ağrısız sızısız tedavi oldum.Herkeze tavsiye ederim.tel:0535 2026578]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben Tuncay böbrek rahatsızlığım için hasteneye başvurdum böbreklerimde taş olduğu ortaya çıktı.Doktor ağrı kesici verdi kullandım bir iki saat rahatladım tekrar sancılarım başladı bir Eşkinacı Ferhatı aradım ondan iki paket eşkina taşı aldım ve kullandım.Sabaha karşı tuvalete çıktım taşları dökmeye başladığımı gördüm ve şu anda çok rahatım.Ağrısız sızısız tedavi oldum.Herkeze tavsiye ederim.tel:0535 2026578]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ZULFİYE UYAR - 09 Ocak 2009 Cuma 11:07]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=33</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 22:11:26 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=33</guid>
			<description><![CDATA[Ben böbrek hastası idim.Böbreklerimden birini aldılar.Diğerinde ise kum oluşuyordu.Yeğenimin tavsiyesi ile EŞKİNACI FERHATTAN aldığım 20 adet taşı kullandım.20gün sonra ultrasona girdim.Böbreğimin temizlenmiş oldugunu gördüm.2 sene geçmesine rağmen böbregimde kum oluşmadı Ameliyat olmadan,kırdırmadan bu taşı kullanmalarını böbrek hastalarına önemle tavsiye ederim.<br />
Samsunlu Zülfiye Uyar tel:0546 288 09 98]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben böbrek hastası idim.Böbreklerimden birini aldılar.Diğerinde ise kum oluşuyordu.Yeğenimin tavsiyesi ile EŞKİNACI FERHATTAN aldığım 20 adet taşı kullandım.20gün sonra ultrasona girdim.Böbreğimin temizlenmiş oldugunu gördüm.2 sene geçmesine rağmen böbregimde kum oluşmadı Ameliyat olmadan,kırdırmadan bu taşı kullanmalarını böbrek hastalarına önemle tavsiye ederim.<br />
Samsunlu Zülfiye Uyar tel:0546 288 09 98]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[sezai cömert - 10 Şubat 2009 Salı 08:58]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=32</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 22:10:44 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=32</guid>
			<description><![CDATA[Eşkina balığını cok severim beyaz et sonderece sağlıklı yıllardır balığa yiyecek ve lezzet olarak bakmıştım ferhat kardeşimin balığın beyninden cıkan taşlarla ilgili beni aydınlatmasından sonra balığa sadece lezzet olarak bakmaz oldum sonucta tıptan ayrı birşey değil tıpbında dayandığı nokta doğa değilmidir tıp tespit eder ilaclar tedavi HİÇBİR YAN ETKİSİ OLMADIKTAN SONRA denemenin ne zararı olabilirki cerrrahi müdaleden cokdaha faydalıdır diye düşünüyorum EŞKİNACI FERHAT kardeşime böyle birkonuda faydalı olmasından dolayı teşekkür ediyorum]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eşkina balığını cok severim beyaz et sonderece sağlıklı yıllardır balığa yiyecek ve lezzet olarak bakmıştım ferhat kardeşimin balığın beyninden cıkan taşlarla ilgili beni aydınlatmasından sonra balığa sadece lezzet olarak bakmaz oldum sonucta tıptan ayrı birşey değil tıpbında dayandığı nokta doğa değilmidir tıp tespit eder ilaclar tedavi HİÇBİR YAN ETKİSİ OLMADIKTAN SONRA denemenin ne zararı olabilirki cerrrahi müdaleden cokdaha faydalıdır diye düşünüyorum EŞKİNACI FERHAT kardeşime böyle birkonuda faydalı olmasından dolayı teşekkür ediyorum]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ahmet ormancı - 13 Ocak 2009 Salı 10:17]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=31</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 22:07:58 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=31</guid>
			<description><![CDATA[Ben istanbul'dan Ahmet yazın memlekete gitmiştim orda böbrek rahatsızlığı geçirdim doktora gittim böbreğimde taş var dedi bunu ancak kırdırıcan veya amelyat olacan dedi eyvah şimdi ne yapacam derken bi arkadaşım tavsiyesi üzeri eşkinacı ferhat diye biri var onda eşkina balığın taşı diye bir şey var dedi yahu taşı taş nasıl düşürür diye endişelendim fakat yanılmışım meğer bu taş ne amelyat nede kırdırma iytiyacım olmadan idrar yoluyla dışarı atıyor ve 4 aydır çok rahatım elhamdülillah eşkinacı ferhat kardeşime vesile olduğu için duacıyız.<br />
tel:0 536 256 26 59]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ben istanbul'dan Ahmet yazın memlekete gitmiştim orda böbrek rahatsızlığı geçirdim doktora gittim böbreğimde taş var dedi bunu ancak kırdırıcan veya amelyat olacan dedi eyvah şimdi ne yapacam derken bi arkadaşım tavsiyesi üzeri eşkinacı ferhat diye biri var onda eşkina balığın taşı diye bir şey var dedi yahu taşı taş nasıl düşürür diye endişelendim fakat yanılmışım meğer bu taş ne amelyat nede kırdırma iytiyacım olmadan idrar yoluyla dışarı atıyor ve 4 aydır çok rahatım elhamdülillah eşkinacı ferhat kardeşime vesile olduğu için duacıyız.<br />
tel:0 536 256 26 59]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[OKTAY ÖZTÜRK  - 21 Ağustos 2009 Cuma 08:41]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=30</link>
			<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 22:06:39 +0300</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=30</guid>
			<description><![CDATA[ben oktay bende bir sabah işe giderken belimde bir ağrı olştu ve hemen hastaneye gittim doktor ine ve serum verdi o an ağrım kesti ama bir hafta sonra tekrar başladı ve bir tavsiye üzerine balık taşı kullan bende eşkinacı ferhatan eşkina taşı aldım 2 torba ve o gün kulandım gece tek tek düşmeye başladı şu anda hiç ağrımda yok sızımda çok rahatım<br />
tüm böbrak taşı olan hastalara tavsiye ederim geçmiş olsun dileklerimle tel: 0534 425 78 45]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ben oktay bende bir sabah işe giderken belimde bir ağrı olştu ve hemen hastaneye gittim doktor ine ve serum verdi o an ağrım kesti ama bir hafta sonra tekrar başladı ve bir tavsiye üzerine balık taşı kullan bende eşkinacı ferhatan eşkina taşı aldım 2 torba ve o gün kulandım gece tek tek düşmeye başladı şu anda hiç ağrımda yok sızımda çok rahatım<br />
tüm böbrak taşı olan hastalara tavsiye ederim geçmiş olsun dileklerimle tel: 0534 425 78 45]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EN SIK GÖRÜLEN TAŞLAR HANGİLERİDİR ?]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=29</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 02:43:37 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=29</guid>
			<description><![CDATA[Böbrek taşları çeşitli kimyasal kombinasyonda olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları sıklıkla okzalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar. Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat taşları) ve daha da az oranlarda ürik asit ve sistin taşları görülür.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Böbrek taşları çeşitli kimyasal kombinasyonda olabilirler. En sık görülen kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşları sıklıkla okzalat veya fosfat ile kombinasyon halinde bulunurlar. Daha az sıklıkla enfeksiyon taşları (magnezyum amonyum fosfat taşları) ve daha da az oranlarda ürik asit ve sistin taşları görülür.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TAŞLI HASTALARDA BULGULAR]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=28</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 02:33:16 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=28</guid>
			<description><![CDATA[<br />
İdrar yolu taşları hiç bir bulgu vermeyebilir. Bazense ciddi bulgular verebilir. En sık rastlanan yakınma ve ağrıdır. Karakteristik ağrı kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinden başlayıp öne doğru ilerleyen kasık ve testislere de ilerleyebilen (Erkeklerde) ağrılardır. Ağrılar taşın hareket etmesine veya üriner sistemin tıkanmasına bağlı olarak gelişir. Bazen gözle görülebilecek düzeyde idrarda kan görülebilirken baze de sadece mikroskobik incelemeyle ortaya çıkar. Zaman zaman bulantı ve kusma olabilir. Kötü bulanık idrar ve ateş de bu hastalığın belirtileri arasındadır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
İdrar yolu taşları hiç bir bulgu vermeyebilir. Bazense ciddi bulgular verebilir. En sık rastlanan yakınma ve ağrıdır. Karakteristik ağrı kolik diye adlandırılan ve böğür bölgesinden başlayıp öne doğru ilerleyen kasık ve testislere de ilerleyebilen (Erkeklerde) ağrılardır. Ağrılar taşın hareket etmesine veya üriner sistemin tıkanmasına bağlı olarak gelişir. Bazen gözle görülebilecek düzeyde idrarda kan görülebilirken baze de sadece mikroskobik incelemeyle ortaya çıkar. Zaman zaman bulantı ve kusma olabilir. Kötü bulanık idrar ve ateş de bu hastalığın belirtileri arasındadır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TAŞI OLUŞTURAN SEBEPLER]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=27</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 02:31:56 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=27</guid>
			<description><![CDATA[TAŞI OLUŞTURAN SEBEPLER<br />
Uzun dönem hareketsiz kalma<br />
İdrar yolu enfeksiyonları<br />
Böbrekte yapısal bozukluklar<br />
Böbrek rahatsızlığı bulunanlar<br />
Beslenme alışkanlıkları<br />
Sıcak iklim kuşağında yaşamak<br />
Yetersiz sıvı alımı.<br />
Bazı ilaçlar (anti-viral ilaçlar)<br />
Genetik faktörler.<br />
Metabolik hastalıklar (Gut gibi)<br />
Geçirilmiş barsak hastalıkları<br />
Yüksek dozda D vitamini alımı ve kalsiyum alımı<br />
Aşırı kilolu olma<br />
<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[TAŞI OLUŞTURAN SEBEPLER<br />
Uzun dönem hareketsiz kalma<br />
İdrar yolu enfeksiyonları<br />
Böbrekte yapısal bozukluklar<br />
Böbrek rahatsızlığı bulunanlar<br />
Beslenme alışkanlıkları<br />
Sıcak iklim kuşağında yaşamak<br />
Yetersiz sıvı alımı.<br />
Bazı ilaçlar (anti-viral ilaçlar)<br />
Genetik faktörler.<br />
Metabolik hastalıklar (Gut gibi)<br />
Geçirilmiş barsak hastalıkları<br />
Yüksek dozda D vitamini alımı ve kalsiyum alımı<br />
Aşırı kilolu olma<br />
<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BÖBREK TAŞLARI NEDİR?]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=26</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 02:28:35 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=26</guid>
			<description><![CDATA[Her biri yumruk büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan arka kısımlarına yerleşmiş organlardır.<br />
Mesaneye üriter adı verilen dar tüplerle bağlanmışlardır. Görevleri kanı süzmek fayadlı maddeleri tekrar vücuda geri almak, zararlı maddelerin de idrar yoluyla atılımını sağlamaktır. Bir nevi vücudun filtresi görevini yaparlar.<br />
<br />
Böbrek taşlarından korunmanın ilk koşulu günde en az 2 litre su içmektir. Çay, kahve ve kola tüketimini ise sınırlandırmak gerekir. 20 ile 40 yaş arası daha sık görülür. Erkeklerde daha fazla karşılaşılan bu rahatsızlık idrardaki Kalsiyum, oksalat veya ürik asit gibi maddelerin idrardaki yüksek miktarda bulunması sonucu oluşur. Bu maddeler kristaller halinde büyüyerek böbrek taşlarını meydana getirirler. Bu taşlar hareket ederek idrar yoluyla atılabilir fakat idrar kanalının herhangi bir yerinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan şiddetli böbrek ağrılarına sebep olur.<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
<br />
Böbrek taşlarının idrarda çözülemeyip atılamayan kristallerden meydana geldiğini belirttikten sonra şu konuya da değinmek gerekir. Normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler vardır fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak çalışmayabilir. Bu kişilerde taş sorunu tekrar görülebilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Her biri yumruk büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan arka kısımlarına yerleşmiş organlardır.<br />
Mesaneye üriter adı verilen dar tüplerle bağlanmışlardır. Görevleri kanı süzmek fayadlı maddeleri tekrar vücuda geri almak, zararlı maddelerin de idrar yoluyla atılımını sağlamaktır. Bir nevi vücudun filtresi görevini yaparlar.<br />
<br />
Böbrek taşlarından korunmanın ilk koşulu günde en az 2 litre su içmektir. Çay, kahve ve kola tüketimini ise sınırlandırmak gerekir. 20 ile 40 yaş arası daha sık görülür. Erkeklerde daha fazla karşılaşılan bu rahatsızlık idrardaki Kalsiyum, oksalat veya ürik asit gibi maddelerin idrardaki yüksek miktarda bulunması sonucu oluşur. Bu maddeler kristaller halinde büyüyerek böbrek taşlarını meydana getirirler. Bu taşlar hareket ederek idrar yoluyla atılabilir fakat idrar kanalının herhangi bir yerinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan şiddetli böbrek ağrılarına sebep olur.<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
<br />
Ameliyatla alınmış taşlı böbrek<br />
<br />
Böbrek taşlarının idrarda çözülemeyip atılamayan kristallerden meydana geldiğini belirttikten sonra şu konuya da değinmek gerekir. Normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal maddeler vardır fakat bazı insanlarda bu engelleyici mekanizma tam olarak çalışmayabilir. Bu kişilerde taş sorunu tekrar görülebilir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mali Müşavir Fahriye Özkan]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=25</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 02:05:05 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=25</guid>
			<description><![CDATA[Bazı hastalar böbrek taşlarını düşürmek için işkine balığının başındaki taşları kullanıyor. Bu yöntemle kanalına sıkışan taşları düşürdüğünü söyleyen Mali Müşavir Fahriye Özkan,  canlı sahidi ve yaşadıkları akşam gazetesinde haber olarakta yayınlandı .<br />
<br />
İŞKİNE BALIĞI MUCİZESİ<br />
<br />
Bazı hastalar böbrek taşlarını düşürmek için işkine balığının başındaki taşları kullanıyor. Bu yöntemle kanalına sıkışan taşları düşürdüğünü söyleyen Mali Müşavir Fahriye Özkan, böbrek taşını düşürme hikayesini şöyle anlatıyor: 'Böbreklerimden rahatsızlanınca doktora gittim. Çekilen röntgende taşın kanala sıkıştığı tespit edildi. Doktorum bol su içerek bir süre taşın düşmesini beklememizi söyledi. Ancak bir ay geçmesine rağmen taş düşmediği gibi acılarım da arttı. Sonra bir arkadaşımın tavsiyesiyle 'işkine' balığından alınan 4 taşı ezip un haline getirdim. Anlatıldığı gibi bekletip içtikten sonra taş parçalanıp düştü. Doktoruma durumu anlattığımda önemli olanın taşın düşmesi olduğunu söyledi']]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bazı hastalar böbrek taşlarını düşürmek için işkine balığının başındaki taşları kullanıyor. Bu yöntemle kanalına sıkışan taşları düşürdüğünü söyleyen Mali Müşavir Fahriye Özkan,  canlı sahidi ve yaşadıkları akşam gazetesinde haber olarakta yayınlandı .<br />
<br />
İŞKİNE BALIĞI MUCİZESİ<br />
<br />
Bazı hastalar böbrek taşlarını düşürmek için işkine balığının başındaki taşları kullanıyor. Bu yöntemle kanalına sıkışan taşları düşürdüğünü söyleyen Mali Müşavir Fahriye Özkan, böbrek taşını düşürme hikayesini şöyle anlatıyor: 'Böbreklerimden rahatsızlanınca doktora gittim. Çekilen röntgende taşın kanala sıkıştığı tespit edildi. Doktorum bol su içerek bir süre taşın düşmesini beklememizi söyledi. Ancak bir ay geçmesine rağmen taş düşmediği gibi acılarım da arttı. Sonra bir arkadaşımın tavsiyesiyle 'işkine' balığından alınan 4 taşı ezip un haline getirdim. Anlatıldığı gibi bekletip içtikten sonra taş parçalanıp düştü. Doktoruma durumu anlattığımda önemli olanın taşın düşmesi olduğunu söyledi']]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mazmuz]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=24</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:58:36 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=24</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Arkadaşlar Eşkina avında pek kullanılmayan Mazmuz dan bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz sene bunu 2-3 kere yaptık ve çok verim aldık.<br />
Mazmuzumuzun amacı etraftaki iskorpit ispari istavrit vs. tüm balıkları önümüze toplamak. Mazmuzumuzu 2 kova kullanarak hazırlıyoruz (birde olabilir). Midye ekmek vs peynir suyu kokmuş ekşimiş yoğurt gibi şeyleri boca ederek midyelerim tümünü kırarak kovaları ağzına kadar dolduruyoruz. Ben midyeleri kocaya avuç avuç koydukça kırıyorum hepsini birden kırmak çok zor, zaten çok su veriyor. Ekmekleri ve diğer ne koyuyorsak malzemeyi de eze eze karıştırıyoruz. Bu hazırladığımız mazmuzu meraya avuç avuç hava kararmaktayken atıyoruz. Böylece çevredeki tüm yanaz balıklar buraya toplanıyor ve yemleniyor. Bir süre oltaya sürekli yanazlar vuruyor. Daha sonra belli bir saatten sonra doyan yanazlar çekiliyor ve eşkinalara kalıyor meydan. En büyük kiloluk balıklar biz mazmuz yaptığımız günlerin geç saatlerinde yakaladık. Eşkin avında pek kullanılmıyor bu yöntem ama ben verim aldım ve paylaşmak istedim. Tabi çok zahmetli ve zaman isteyen bir iş olduğundan her zaman uygulamak mümkün olmuyor. Sizde kendinize göre mazmuz mönüleri hazırlayabilirsiniz.<br />
<br />
Bir solukta takımları bağladık, yemleri çıkardık, avımıza başladık, balıkları tuttuk ve avı tamamadık. Eksik yada yanlış olan hususlar mutlaka olmuştur elimdne geldiğince ekleme ve düzeltme yapmaya çalışacağım.<br />
<br />
RastGele. :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Arkadaşlar Eşkina avında pek kullanılmayan Mazmuz dan bahsetmek istiyorum. Geçtiğimiz sene bunu 2-3 kere yaptık ve çok verim aldık.<br />
Mazmuzumuzun amacı etraftaki iskorpit ispari istavrit vs. tüm balıkları önümüze toplamak. Mazmuzumuzu 2 kova kullanarak hazırlıyoruz (birde olabilir). Midye ekmek vs peynir suyu kokmuş ekşimiş yoğurt gibi şeyleri boca ederek midyelerim tümünü kırarak kovaları ağzına kadar dolduruyoruz. Ben midyeleri kocaya avuç avuç koydukça kırıyorum hepsini birden kırmak çok zor, zaten çok su veriyor. Ekmekleri ve diğer ne koyuyorsak malzemeyi de eze eze karıştırıyoruz. Bu hazırladığımız mazmuzu meraya avuç avuç hava kararmaktayken atıyoruz. Böylece çevredeki tüm yanaz balıklar buraya toplanıyor ve yemleniyor. Bir süre oltaya sürekli yanazlar vuruyor. Daha sonra belli bir saatten sonra doyan yanazlar çekiliyor ve eşkinalara kalıyor meydan. En büyük kiloluk balıklar biz mazmuz yaptığımız günlerin geç saatlerinde yakaladık. Eşkin avında pek kullanılmıyor bu yöntem ama ben verim aldım ve paylaşmak istedim. Tabi çok zahmetli ve zaman isteyen bir iş olduğundan her zaman uygulamak mümkün olmuyor. Sizde kendinize göre mazmuz mönüleri hazırlayabilirsiniz.<br />
<br />
Bir solukta takımları bağladık, yemleri çıkardık, avımıza başladık, balıkları tuttuk ve avı tamamadık. Eksik yada yanlış olan hususlar mutlaka olmuştur elimdne geldiğince ekleme ve düzeltme yapmaya çalışacağım.<br />
<br />
RastGele. :)]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kullanılacak  Misina]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=23</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:57:29 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=23</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Burası biraz çetrefilli bir konu. Kıyıda bu balığı sığ suda avlıyoruz, karanlık bir ortam ve yakamoz oluyor. Balık çok kafalı ve sert gelen ağır bir balık. Bu bilgiler hep birbiriyle çatışan sonuçlara varmamıza neden oluyor. Sığ su, yakamoz, ince florokarbon misinayı, eşkina sert ve kafalı ağır balık ise kalın ve çekeri kuvvetli misinayı çağrıştırıyor.<br />
<br />
Ben 0.25 beden ve köstek yaptığımda çok balık kaçırdım tahminimce kiloluk gelen balıklar kösteklerimi kopardı. Sökmedi kopardı.<br />
0.35 misina koyduğumda ise çevremde çok balık alınırken ben nispeten daha az balık aldım. (yalnız bazı günler 0.35 le at çek balık aldığımda oldu, beklide o alamadığım gün şansım yoktu, beklide su veya ayın durumuyla ilgili bir değişiklik sözkonusuydu)<br />
<br />
Genelde büyük balık istediğim için gelirse kaçırmayayım diye son zamanlarda köstekleri 0.35 yapmaya başlamıştım. Ancak bu sene böyle olmaması gerektiğini düşünüyorum. Hem ince hem çok sağlam hem de florokarbon kaplama olduğunu bildiğim Asso Double Strengh marka misina edindim. 0.26. Bunu denemeye karar verdim. Bendeki 0.35 kalınlığındaki misinanın 9.8 kg çekeri var. Bu 0.26 asso için verilen değer 11.9 kg. Hemde florokarbon kaplama. Denemeye ve kullanmaya değer görüyorum ama tabi ki suda tecrübe etmek gibi olmaz. Ama illa da ekonomi diyorsanız. En az 0.30- 0.35 kullanın derim, çok büyük balık geldiğinde oturup ağlamayın. Kimi yerlerde 0.45 misina tavsiye edildiğini görüyorum bence 3-4 metre sularda bu kadar kalın florokorbon özelliği olmayan misinaları kullanmak bir nevi intihar gibi bir şey. Tabi florokarbon misina kullanmak bilhassa sığ sular için en iyisi.<br />
<br />
Yinede ortalama bir rakam söyle denirse benim kafamda hep iri balık olduğundan 0.35 kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ben beden ile köstekleri aynı kalınlıkta kullanıyorum. İsteyen arkadaşlar kanımca 0.35 ten az olmamak kaydıyla bir değer düşük ile köstek bağlayabilir.<br />
<br />
Az önce de dediğim gibi her zaman çeker değeri yükse olan fakat ince olan misinalar sığ sular için daha iyidir. Ben Asso misina kullanacağım 0.26 çekeri 11.9 kg. Çünkü daha çok balık vuruyor ince misinalara bu genelgeçer bir gerçek balıkçılıkta. Tabi işe yarayacak mı bilemiyorum ama denemekte her zaman fayda var.<br />
<br />
Avımız sona erdikten sonra kovalarımızda teke kaldıysa bunlar suya iade ediyoruz hem yaşama şansı veriyoruz hem de bir nebze bölgedeki balığı yemlemiş oluyoruz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Burası biraz çetrefilli bir konu. Kıyıda bu balığı sığ suda avlıyoruz, karanlık bir ortam ve yakamoz oluyor. Balık çok kafalı ve sert gelen ağır bir balık. Bu bilgiler hep birbiriyle çatışan sonuçlara varmamıza neden oluyor. Sığ su, yakamoz, ince florokarbon misinayı, eşkina sert ve kafalı ağır balık ise kalın ve çekeri kuvvetli misinayı çağrıştırıyor.<br />
<br />
Ben 0.25 beden ve köstek yaptığımda çok balık kaçırdım tahminimce kiloluk gelen balıklar kösteklerimi kopardı. Sökmedi kopardı.<br />
0.35 misina koyduğumda ise çevremde çok balık alınırken ben nispeten daha az balık aldım. (yalnız bazı günler 0.35 le at çek balık aldığımda oldu, beklide o alamadığım gün şansım yoktu, beklide su veya ayın durumuyla ilgili bir değişiklik sözkonusuydu)<br />
<br />
Genelde büyük balık istediğim için gelirse kaçırmayayım diye son zamanlarda köstekleri 0.35 yapmaya başlamıştım. Ancak bu sene böyle olmaması gerektiğini düşünüyorum. Hem ince hem çok sağlam hem de florokarbon kaplama olduğunu bildiğim Asso Double Strengh marka misina edindim. 0.26. Bunu denemeye karar verdim. Bendeki 0.35 kalınlığındaki misinanın 9.8 kg çekeri var. Bu 0.26 asso için verilen değer 11.9 kg. Hemde florokarbon kaplama. Denemeye ve kullanmaya değer görüyorum ama tabi ki suda tecrübe etmek gibi olmaz. Ama illa da ekonomi diyorsanız. En az 0.30- 0.35 kullanın derim, çok büyük balık geldiğinde oturup ağlamayın. Kimi yerlerde 0.45 misina tavsiye edildiğini görüyorum bence 3-4 metre sularda bu kadar kalın florokorbon özelliği olmayan misinaları kullanmak bir nevi intihar gibi bir şey. Tabi florokarbon misina kullanmak bilhassa sığ sular için en iyisi.<br />
<br />
Yinede ortalama bir rakam söyle denirse benim kafamda hep iri balık olduğundan 0.35 kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ben beden ile köstekleri aynı kalınlıkta kullanıyorum. İsteyen arkadaşlar kanımca 0.35 ten az olmamak kaydıyla bir değer düşük ile köstek bağlayabilir.<br />
<br />
Az önce de dediğim gibi her zaman çeker değeri yükse olan fakat ince olan misinalar sığ sular için daha iyidir. Ben Asso misina kullanacağım 0.26 çekeri 11.9 kg. Çünkü daha çok balık vuruyor ince misinalara bu genelgeçer bir gerçek balıkçılıkta. Tabi işe yarayacak mı bilemiyorum ama denemekte her zaman fayda var.<br />
<br />
Avımız sona erdikten sonra kovalarımızda teke kaldıysa bunlar suya iade ediyoruz hem yaşama şansı veriyoruz hem de bir nebze bölgedeki balığı yemlemiş oluyoruz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[kullanılacak  İğne]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=22</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:56:38 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=22</guid>
			<description><![CDATA[ <br />
<br />
Ben iğne olarak geçtiğimiz sene Mustad 505 kalite numaralı iğneyi kullanıyordum. Eşkina balığı yemi genellikle bütün halinde yuttuğu için kısa palalı güçlü çekeri kuvvetli iğneleri kullanmak daha faydalı oluyor.<br />
<br />
Ancak bu sene Mustad 530 kalite numaralı iğneyi edindim, 505 e göre daha ince damağı çok daha keskin ve açılma bakımından çok daha sağlam olduğunu gördüm.<br />
<br />
Peki kaç numara iğne kullanmalıyız. Bunu çok düşündüm eve geldiğimde yakaladığım eşkinaların ağız yapısını çok inceledim, ağzını açtığında yaklaşık 4-5 cm çapında bir daire meydana geliyor. Yani çok ufak iğneler kullanmak gerekmediğini düşünüyorum. Ayrıca Benin gözüm hem erişkinlerde 1-2-3 kiloluk balıklarda olduğundan dolayı ve küçük balıkta istemediğimden dolayı av selameti açısından büyük iğneleri tercih ediyorum.<br />
<br />
Bu seneki ve bundan sonraki tercihim Mustad 530 No. 1/0.<br />
<br />
Farklı platformlarda 3-4-5-6 hatta 7 numara iğneler kullanıldığını gördüm ben pek tavsiye etmiyorum zira 1 numara iğnem bile birkaç kez açık geldi. Bence 1 yada 1/0 bu balığın iğnesidir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <br />
<br />
Ben iğne olarak geçtiğimiz sene Mustad 505 kalite numaralı iğneyi kullanıyordum. Eşkina balığı yemi genellikle bütün halinde yuttuğu için kısa palalı güçlü çekeri kuvvetli iğneleri kullanmak daha faydalı oluyor.<br />
<br />
Ancak bu sene Mustad 530 kalite numaralı iğneyi edindim, 505 e göre daha ince damağı çok daha keskin ve açılma bakımından çok daha sağlam olduğunu gördüm.<br />
<br />
Peki kaç numara iğne kullanmalıyız. Bunu çok düşündüm eve geldiğimde yakaladığım eşkinaların ağız yapısını çok inceledim, ağzını açtığında yaklaşık 4-5 cm çapında bir daire meydana geliyor. Yani çok ufak iğneler kullanmak gerekmediğini düşünüyorum. Ayrıca Benin gözüm hem erişkinlerde 1-2-3 kiloluk balıklarda olduğundan dolayı ve küçük balıkta istemediğimden dolayı av selameti açısından büyük iğneleri tercih ediyorum.<br />
<br />
Bu seneki ve bundan sonraki tercihim Mustad 530 No. 1/0.<br />
<br />
Farklı platformlarda 3-4-5-6 hatta 7 numara iğneler kullanıldığını gördüm ben pek tavsiye etmiyorum zira 1 numara iğnem bile birkaç kez açık geldi. Bence 1 yada 1/0 bu balığın iğnesidir.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Av Şekli genel]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=21</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:54:39 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=21</guid>
			<description><![CDATA[Av Şekli <br />
<br />
Hava kararmaya başladığında artık hazırladığımız bedenimizi yemleyerek önümüzde denize uzanan kayalara doğru atabiliriz. Benim avlandığım merada 10 ila 15 metre kadar ilerime atmam yeterli oluyor. Genelde takımı kamışın arkasına bile almıyorum, takımı ileri geri yaylandırarak ileri doğru bırakıyorum bu yeterli oluyor. Daha sonra takımın kayaların içinde olduğundan çok fazla oynamıyoruz biraz gerdirip bırakıyoruz.<br />
<br />
Eşkina canlı ve hareketli yeme hasta olduğu için, ben bazen kısa aralıklarla yavaş yavaş sarım yapıyorum bu esnada atladığı da çok oluyor, unutulmaması ve denenmesi gerek bir ayrıntı, tabi bu seferde takılma çok oluyor.<br />
<br />
Ben kamışın alt kısmına koruyucu bir karton yada mantar sardım kamışı 65-70 derecelik bir açı yapacak şekilde dik bir şekilde kayalara kıstırıyorum tabi bende hemen kamışın üzerinde oturuyorum. Tabi gece kamışımızın ucunu görebilmek için kamışımızın ucuna fosfor eklemeyi unutmuyoruz. Bunun yerini tutabilecek olan parlak kağıtlar jelatinlerde iş görebilir ama en sağlamı fosfor ayakları ile fosfor takmak.<br />
<br />
Takımımızı rahatsız edebilecek başka balıklar da vardır. Kayabalığı, gelincik, iskorpit, ispari, izmarit, istavrit vs. Zaten vuruş tiplerinden anlayacaksınız zamanla.<br />
<br />
Eşkinanın vuruşu genelde kamışın ucunun bir anda yavaşça veya sertçe denize doğru geniş açıyla eğilmesi şeklinde olur, biz buna basma deriz. Eşkina bastığı zaman kamışımızı sertçe tasmalamadan hafifçe yukarı doğru kaldırıyoruz ve balığın iğnede olup olmadığını kontrol ediyoruz. Balık iğnede değilse pür dikkat bir şekilde kamışımızı elimizde tutarak ikinci vuruşu bekliyoruz bir süre daha balık vurmazsa takımı toplayıp yemlere bakmakta fayda var. Eğer balık üzerinde ise, bu aşamada balığı derhal kayalardan kurtarmamız gerek, çünkü Eşkina yaklandığını anladığı anda çıktığı kayaya geri giriyor ve oltamız takılmış oluyor. İşte buna kesinlikle fırsat vermememiz gerekiyor.<br />
<br />
Balık üstündeyse balığı kayalardan kamışı güçlü bir şekilde kaldırarak almamız gerekiyor. Yalnız bu aşamada ne çok sert ne çok yumuşak olunmalı. 3-4 kiloluk bir balık geldiği takdirde kayalardan alayım derken kamışı kırmak, takımı koparmak mümkündür. Bu olay tecrübeyle olgunlaşacak bir olaydır. Kamış yardımıyla balığı kayalardan ayırdığımız zaman artık hızlıca sararak mümkün olduğunca boşluk vermeyerek balığı yukarı almamız gerekiyor.<br />
<br />
Şamandıralı olta ile avlanmadığımdan onu şekline bu aşamada girmiyorum. Ama basitçe eğinmek gerekirse, ışıklı şamandıradan gözümüzü bir an bile ayırmıyoruz. Şamandıramıza gelen vuruşları gördüğümüz zaman tetiğe geçmemiz gerek şamandıra battığı anda kamışımızı hafifçe kaldırıp balığın kamışın üzerinde oluğunu test ettikten sonra yukarıda bahsedilen aşamalara geçiyoruz.<br />
<br />
Her zaman balığı yukarı almak çok kolay olmayabilir. Özellikle kiloluk ve üstü balıklarda zaten balık direneceğini hissettirir. Bu durumda Misinamızın iğnemizin ve hatta Kamış ve makinemizin sınırlarını iyi bilmemiz ve ona göre hareket etmememiz gerekir. Bu zamanla el melekeleriyle gelişecek olan bir şeydir. Böyle bir zorlamayla karşılaştığımız zaman birlikte avlanmaya gittiğimiz arkadaşımızı hemen kepçe konusunda ikna ediyoruz ve balığa kepçe vurması gerektiğini söylüyoruz.<br />
<br />
Unutmayalım ki karanlık kayalık alanlarda avlanırken yardımlaşmak çok önemlidir. Bu durumda mücadele ederek balığı suyun yüzüne kadar çıkarıp önceden kepçeyi vuracağınızı belirlediğiniz bölgeye getirirsiniz ve arkadaşınızda kepçeyi vurup balığı alır. Tabi burada kepçeci rolünde sizde olabilirsiniz. Kepçeyi vururken de çok dikkat olmak gerekir suya doğru yaklaştığımız yerdeki kayalıklar ıslak veya yosunlu olabilir, işte bu tip ayrıntılara hep gündüzden gündüz gözü ile karar verilmeli, gece sürprizlerle karşılaşılmamalıdır. Benim avlandığım meralar çok dik ve sarp olduğu için zaman zaman kepçe vururken zorlanıyoruz kayıp düşüyoruz, çok dikkatli olmak gerek.<br />
<br />
<br />
Peki balığı kayalardan kurtaramazsak ne olur ?<br />
<br />
İlk aşamada Eşkina kamışınızı ay gibi eğdi bir kaldırdınız kamışı takım takılmış, bu çok rastlanan bir durum. Bu durumda takıma asılmak sinirlenmek en son yapılması gereken şeydir. Sabırlı bir şekilde beklememiz gerekiyor. Balık bir süre sonra girdiği delikten çıkıyor. Hatta bu durumda balığı rahatlatmak ve hatta misinamızı ve makinemizi de rahatlatmak için bir miktar boşluk kalama verebiliriz. Yada ufak ufak boşluklar vererek tekrar hafif hafif sararak balığın ve takımın durumunu test edebiliriz. Ben bu tip durumlarda sabrettim ve bu şekilde çok balık yakaladım. Eşkina mutlaka girdiği delikten dışarıya çıkıyor ve yeniden kamışa asılıyor.<br />
<br />
Balığı çıkardık sudan, hemen galsamadan kavrıyoruz ve çırpınarak düşmesini engelliyoruz. Çok hareketli ve kafalı bir balık olduğundan ben kovaya falan koymuyorum doğrudan torbaya sarıp spor çantamın içine koyuyorum.<br />
<br />
Arkadaşlar Eşkina balığı üreme ve büyüme bakımından çok yavaş olduğu için lütfen en azından 200-300-400 gr civarındaki balıkları geri salalım, çünkü emin olun o suda 2-3-4-5 kiloluk balıklar da var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Av Şekli <br />
<br />
Hava kararmaya başladığında artık hazırladığımız bedenimizi yemleyerek önümüzde denize uzanan kayalara doğru atabiliriz. Benim avlandığım merada 10 ila 15 metre kadar ilerime atmam yeterli oluyor. Genelde takımı kamışın arkasına bile almıyorum, takımı ileri geri yaylandırarak ileri doğru bırakıyorum bu yeterli oluyor. Daha sonra takımın kayaların içinde olduğundan çok fazla oynamıyoruz biraz gerdirip bırakıyoruz.<br />
<br />
Eşkina canlı ve hareketli yeme hasta olduğu için, ben bazen kısa aralıklarla yavaş yavaş sarım yapıyorum bu esnada atladığı da çok oluyor, unutulmaması ve denenmesi gerek bir ayrıntı, tabi bu seferde takılma çok oluyor.<br />
<br />
Ben kamışın alt kısmına koruyucu bir karton yada mantar sardım kamışı 65-70 derecelik bir açı yapacak şekilde dik bir şekilde kayalara kıstırıyorum tabi bende hemen kamışın üzerinde oturuyorum. Tabi gece kamışımızın ucunu görebilmek için kamışımızın ucuna fosfor eklemeyi unutmuyoruz. Bunun yerini tutabilecek olan parlak kağıtlar jelatinlerde iş görebilir ama en sağlamı fosfor ayakları ile fosfor takmak.<br />
<br />
Takımımızı rahatsız edebilecek başka balıklar da vardır. Kayabalığı, gelincik, iskorpit, ispari, izmarit, istavrit vs. Zaten vuruş tiplerinden anlayacaksınız zamanla.<br />
<br />
Eşkinanın vuruşu genelde kamışın ucunun bir anda yavaşça veya sertçe denize doğru geniş açıyla eğilmesi şeklinde olur, biz buna basma deriz. Eşkina bastığı zaman kamışımızı sertçe tasmalamadan hafifçe yukarı doğru kaldırıyoruz ve balığın iğnede olup olmadığını kontrol ediyoruz. Balık iğnede değilse pür dikkat bir şekilde kamışımızı elimizde tutarak ikinci vuruşu bekliyoruz bir süre daha balık vurmazsa takımı toplayıp yemlere bakmakta fayda var. Eğer balık üzerinde ise, bu aşamada balığı derhal kayalardan kurtarmamız gerek, çünkü Eşkina yaklandığını anladığı anda çıktığı kayaya geri giriyor ve oltamız takılmış oluyor. İşte buna kesinlikle fırsat vermememiz gerekiyor.<br />
<br />
Balık üstündeyse balığı kayalardan kamışı güçlü bir şekilde kaldırarak almamız gerekiyor. Yalnız bu aşamada ne çok sert ne çok yumuşak olunmalı. 3-4 kiloluk bir balık geldiği takdirde kayalardan alayım derken kamışı kırmak, takımı koparmak mümkündür. Bu olay tecrübeyle olgunlaşacak bir olaydır. Kamış yardımıyla balığı kayalardan ayırdığımız zaman artık hızlıca sararak mümkün olduğunca boşluk vermeyerek balığı yukarı almamız gerekiyor.<br />
<br />
Şamandıralı olta ile avlanmadığımdan onu şekline bu aşamada girmiyorum. Ama basitçe eğinmek gerekirse, ışıklı şamandıradan gözümüzü bir an bile ayırmıyoruz. Şamandıramıza gelen vuruşları gördüğümüz zaman tetiğe geçmemiz gerek şamandıra battığı anda kamışımızı hafifçe kaldırıp balığın kamışın üzerinde oluğunu test ettikten sonra yukarıda bahsedilen aşamalara geçiyoruz.<br />
<br />
Her zaman balığı yukarı almak çok kolay olmayabilir. Özellikle kiloluk ve üstü balıklarda zaten balık direneceğini hissettirir. Bu durumda Misinamızın iğnemizin ve hatta Kamış ve makinemizin sınırlarını iyi bilmemiz ve ona göre hareket etmememiz gerekir. Bu zamanla el melekeleriyle gelişecek olan bir şeydir. Böyle bir zorlamayla karşılaştığımız zaman birlikte avlanmaya gittiğimiz arkadaşımızı hemen kepçe konusunda ikna ediyoruz ve balığa kepçe vurması gerektiğini söylüyoruz.<br />
<br />
Unutmayalım ki karanlık kayalık alanlarda avlanırken yardımlaşmak çok önemlidir. Bu durumda mücadele ederek balığı suyun yüzüne kadar çıkarıp önceden kepçeyi vuracağınızı belirlediğiniz bölgeye getirirsiniz ve arkadaşınızda kepçeyi vurup balığı alır. Tabi burada kepçeci rolünde sizde olabilirsiniz. Kepçeyi vururken de çok dikkat olmak gerekir suya doğru yaklaştığımız yerdeki kayalıklar ıslak veya yosunlu olabilir, işte bu tip ayrıntılara hep gündüzden gündüz gözü ile karar verilmeli, gece sürprizlerle karşılaşılmamalıdır. Benim avlandığım meralar çok dik ve sarp olduğu için zaman zaman kepçe vururken zorlanıyoruz kayıp düşüyoruz, çok dikkatli olmak gerek.<br />
<br />
<br />
Peki balığı kayalardan kurtaramazsak ne olur ?<br />
<br />
İlk aşamada Eşkina kamışınızı ay gibi eğdi bir kaldırdınız kamışı takım takılmış, bu çok rastlanan bir durum. Bu durumda takıma asılmak sinirlenmek en son yapılması gereken şeydir. Sabırlı bir şekilde beklememiz gerekiyor. Balık bir süre sonra girdiği delikten çıkıyor. Hatta bu durumda balığı rahatlatmak ve hatta misinamızı ve makinemizi de rahatlatmak için bir miktar boşluk kalama verebiliriz. Yada ufak ufak boşluklar vererek tekrar hafif hafif sararak balığın ve takımın durumunu test edebiliriz. Ben bu tip durumlarda sabrettim ve bu şekilde çok balık yakaladım. Eşkina mutlaka girdiği delikten dışarıya çıkıyor ve yeniden kamışa asılıyor.<br />
<br />
Balığı çıkardık sudan, hemen galsamadan kavrıyoruz ve çırpınarak düşmesini engelliyoruz. Çok hareketli ve kafalı bir balık olduğundan ben kovaya falan koymuyorum doğrudan torbaya sarıp spor çantamın içine koyuyorum.<br />
<br />
Arkadaşlar Eşkina balığı üreme ve büyüme bakımından çok yavaş olduğu için lütfen en azından 200-300-400 gr civarındaki balıkları geri salalım, çünkü emin olun o suda 2-3-4-5 kiloluk balıklar da var.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beden Üzeri Köstekli Dip Takımı]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=20</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:53:32 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=20</guid>
			<description><![CDATA[ <br />
<br />
İkinci ve daha fazla kullanıldığını düşündüğüm takım beden üzeri köstekli dip takımıdır. Ben de avlarımda bu takımı tercih etmekteyim. Bu takımın diğer beden üzeri köstekli takımlardan farkı, beden boylarının ve köstek boylarının biraz daha uzun tutulmasıdır.<br />
<br />
Klasik bir yemli dip takımından çok büyük bir farkı yoktur. Yalnız sığ sularda balığın her türlü yakamozdan huylanacağını hesaba kattığımızda iğnelerin birbirinden aralıklı ve özellikle fırdöndüden biraz daha uzak tutulmasını tavsiye ediyorum. Ben genelde kendi kullandığım takımı tarif deyim. Bedeni 2 yada 2.5 metre kadar kesiyorum. Her iki ucuna da biri fırdöndüye bağlanmak diğeri de kurşun için olmak üzere 2 adet kasa yapıyorum. Daha sonra kösteklerimi hazırlıyorum. Köstek boylarını dediğim gibi uzun tutuyorum.<br />
<br />
Kimi zaman Eşkina yemi ve iğneyi tamamen yutuyor çok iri eşkinalar misinayı bile 10 cm kadar yutabiliyor, bunun için avcı olması açısından köstekleri uzun uzun bağlamaktan çekinmeyin. Ben köstekleri 25-30 cm kadar boy kullanarak bağlıyorum. İki adet kösteği de hazırladıktan sonra. Alta gelecek olan kösteğin iğnesi kurşunumuza bir karış mesafe olacak kadar bedene bağlıyoruz. Diğer kösteği de her iki kösteğin de birbirine değmeyecek kadar ve yaklaşık 5 cm daha fazla olacak kadar yukarıya bağlıyoruz. İşte takım bu kadar.<br />
<br />
Kurşun olarak ta ben 10-20 gr arası kurşunları tercih ediyorum, hem az takıyor hem de atılacak yere rahatlıkla atılabiliyor. Hatta kurşun yerine beton çivisi tabir edilen aynı gramajdaki iri çivilerden kullanırsanız takılma oranı bayağı düşüyor.<br />
<br />
Takımı bedenimizden gelen fırdöndüye bağlarken kement sistemi ile bağlayalım ki tasmalama esnasında herhangi bir boşluk oluşmasın.<br />
<br />
Geldik en önemli kısma. Arkadaşlar Eşkina avına giderken bu takımdan mutlaka ve mutlaka en az 5 adet yedek yapın derim. Av yerimiz kayalık olduğu için takılma ve kopma kesin olacaktır. Zaten bu avın doğal sürecinin içinde takılma ve kopma vardır. Bundan ben her zaman en az 3-4 yedek takım hazırlarım. Takılma ve kopma gerçekleştiği anda hiç canımı sıkmam hemen çeker yedek takımlarımdan birini takarak ava devam ederim. Takılır mı kopar mı diye düşünmeyin, takılır ve kopar. Hiç can sıkmayın moral bozmayın bu mutlaka olacak, siz ihtiyatlı ve sabırlı olun. Unutmayın ki bu işi her şeyden önce stres atmak ve keyif için yapıyoruz.<br />
<br />
Değinmeden geçemeyeceğim birkaç ayrıntı var. Takılmaların büyük bir çoğunluğu kurşun sebebiyle değil kayalara keskin olan iğnelerimizin takılması yahut dipteki midyelerin iğnelerimizi veya misinalarımızı kaparak kendilerini kilitlemeleri sonucunda olduğunu tahmin ediyorum. Ben bunu bir nebze olsun aşabilmek adına iğnelerimizin köstekle birleştiği yere kösteği başladıktan sonra minicik bir mantar parçası ekledim ve kösteğin su içinde havaya kalkarak dipten biraz ayrıldığını ve takılmanın daha az gerçekleştiğini tecrübe ettim ve bu takımla balık ta tuttum, faydalı olduğunu söyleyebilirim, ancak .ok fazla kullanıldığını görmedim. Yine de tavsiye ederim. Yalnız mantar parçası çok dikkat çekici renkte yada büyüklükte olmamalı, Ufak bir parça mantar yeterli ve mümkünse şu piyasadaki renkli turuncu yada mavi mantarlardan olmasın bildiğimiz şarap mantarı olabilir. Hatta mantarı oraya kösteğin üstünden yada iğnenin kesin kısmından geçirip yerleştirdikten sonra bir damla Japon yapıştırıcısı dökerek yerine sabitlenmesini de sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
Ayrıca bu takımı tek köstekli yada üç köstekli olarak ta yapabilirsiniz, ancak ben iki kösteği tavsiye ediyorum. Bunun sebebi şimdiye kadar üç köstekli takımlarda en üst kösteğe hiç balık almadım. Genelde en alt köstek Eşkina alıyor zaman zaman da orta. Zaten burada yıllardır avlanan kişiler de 3. üst kösteği belki levrek gelir diye koyduklarını söylüyorlar. Zaman zaman bu üçüncü yukarıdaki kösteğe ispendek geldiği oluyor. Ama ben pek tavsiye etmiyorum. Hem teke harcamış oluyoruz hem bu iğneye yem takarak zaman kaybetmiş oluyoruz. Bence gereksiz bir uğraşı fazla köstekli takım yapmak.<br />
<br />
Son zamanlarda düşündüğüm ayrı bir ayrıntı daha var bunu da sizle paylaşmak istiyorum. Buda beden köstekli dip takımını aynen kullanıyoruz ancak bir farklılık var. Makinemizden gelen fırdöndümüzün üstüne bir adet büyük şarap mantarı ilave ediyoruz. Yani şöyle fırdöndümüzü koparıyoruz, şarap mantarını diklemesine delip makinemizden gelen misinadan geçiriyoruz ve fırdöndümüzü geri bağlıyoruz. Takım şöyle oluyor. Beden mantar fırdöndü ve takım. Bu aslında dip oltasında takılmayı biraz daha önlemek için takımın nispeten daha dik durmasını sağlayacak bir yöntem. Henüz denemedim ama teorik olarak kafama yatıyor, bir de pratikte görmek gerek.<br />
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <br />
<br />
İkinci ve daha fazla kullanıldığını düşündüğüm takım beden üzeri köstekli dip takımıdır. Ben de avlarımda bu takımı tercih etmekteyim. Bu takımın diğer beden üzeri köstekli takımlardan farkı, beden boylarının ve köstek boylarının biraz daha uzun tutulmasıdır.<br />
<br />
Klasik bir yemli dip takımından çok büyük bir farkı yoktur. Yalnız sığ sularda balığın her türlü yakamozdan huylanacağını hesaba kattığımızda iğnelerin birbirinden aralıklı ve özellikle fırdöndüden biraz daha uzak tutulmasını tavsiye ediyorum. Ben genelde kendi kullandığım takımı tarif deyim. Bedeni 2 yada 2.5 metre kadar kesiyorum. Her iki ucuna da biri fırdöndüye bağlanmak diğeri de kurşun için olmak üzere 2 adet kasa yapıyorum. Daha sonra kösteklerimi hazırlıyorum. Köstek boylarını dediğim gibi uzun tutuyorum.<br />
<br />
Kimi zaman Eşkina yemi ve iğneyi tamamen yutuyor çok iri eşkinalar misinayı bile 10 cm kadar yutabiliyor, bunun için avcı olması açısından köstekleri uzun uzun bağlamaktan çekinmeyin. Ben köstekleri 25-30 cm kadar boy kullanarak bağlıyorum. İki adet kösteği de hazırladıktan sonra. Alta gelecek olan kösteğin iğnesi kurşunumuza bir karış mesafe olacak kadar bedene bağlıyoruz. Diğer kösteği de her iki kösteğin de birbirine değmeyecek kadar ve yaklaşık 5 cm daha fazla olacak kadar yukarıya bağlıyoruz. İşte takım bu kadar.<br />
<br />
Kurşun olarak ta ben 10-20 gr arası kurşunları tercih ediyorum, hem az takıyor hem de atılacak yere rahatlıkla atılabiliyor. Hatta kurşun yerine beton çivisi tabir edilen aynı gramajdaki iri çivilerden kullanırsanız takılma oranı bayağı düşüyor.<br />
<br />
Takımı bedenimizden gelen fırdöndüye bağlarken kement sistemi ile bağlayalım ki tasmalama esnasında herhangi bir boşluk oluşmasın.<br />
<br />
Geldik en önemli kısma. Arkadaşlar Eşkina avına giderken bu takımdan mutlaka ve mutlaka en az 5 adet yedek yapın derim. Av yerimiz kayalık olduğu için takılma ve kopma kesin olacaktır. Zaten bu avın doğal sürecinin içinde takılma ve kopma vardır. Bundan ben her zaman en az 3-4 yedek takım hazırlarım. Takılma ve kopma gerçekleştiği anda hiç canımı sıkmam hemen çeker yedek takımlarımdan birini takarak ava devam ederim. Takılır mı kopar mı diye düşünmeyin, takılır ve kopar. Hiç can sıkmayın moral bozmayın bu mutlaka olacak, siz ihtiyatlı ve sabırlı olun. Unutmayın ki bu işi her şeyden önce stres atmak ve keyif için yapıyoruz.<br />
<br />
Değinmeden geçemeyeceğim birkaç ayrıntı var. Takılmaların büyük bir çoğunluğu kurşun sebebiyle değil kayalara keskin olan iğnelerimizin takılması yahut dipteki midyelerin iğnelerimizi veya misinalarımızı kaparak kendilerini kilitlemeleri sonucunda olduğunu tahmin ediyorum. Ben bunu bir nebze olsun aşabilmek adına iğnelerimizin köstekle birleştiği yere kösteği başladıktan sonra minicik bir mantar parçası ekledim ve kösteğin su içinde havaya kalkarak dipten biraz ayrıldığını ve takılmanın daha az gerçekleştiğini tecrübe ettim ve bu takımla balık ta tuttum, faydalı olduğunu söyleyebilirim, ancak .ok fazla kullanıldığını görmedim. Yine de tavsiye ederim. Yalnız mantar parçası çok dikkat çekici renkte yada büyüklükte olmamalı, Ufak bir parça mantar yeterli ve mümkünse şu piyasadaki renkli turuncu yada mavi mantarlardan olmasın bildiğimiz şarap mantarı olabilir. Hatta mantarı oraya kösteğin üstünden yada iğnenin kesin kısmından geçirip yerleştirdikten sonra bir damla Japon yapıştırıcısı dökerek yerine sabitlenmesini de sağlayabilirsiniz.<br />
<br />
Ayrıca bu takımı tek köstekli yada üç köstekli olarak ta yapabilirsiniz, ancak ben iki kösteği tavsiye ediyorum. Bunun sebebi şimdiye kadar üç köstekli takımlarda en üst kösteğe hiç balık almadım. Genelde en alt köstek Eşkina alıyor zaman zaman da orta. Zaten burada yıllardır avlanan kişiler de 3. üst kösteği belki levrek gelir diye koyduklarını söylüyorlar. Zaman zaman bu üçüncü yukarıdaki kösteğe ispendek geldiği oluyor. Ama ben pek tavsiye etmiyorum. Hem teke harcamış oluyoruz hem bu iğneye yem takarak zaman kaybetmiş oluyoruz. Bence gereksiz bir uğraşı fazla köstekli takım yapmak.<br />
<br />
Son zamanlarda düşündüğüm ayrı bir ayrıntı daha var bunu da sizle paylaşmak istiyorum. Buda beden köstekli dip takımını aynen kullanıyoruz ancak bir farklılık var. Makinemizden gelen fırdöndümüzün üstüne bir adet büyük şarap mantarı ilave ediyoruz. Yani şöyle fırdöndümüzü koparıyoruz, şarap mantarını diklemesine delip makinemizden gelen misinadan geçiriyoruz ve fırdöndümüzü geri bağlıyoruz. Takım şöyle oluyor. Beden mantar fırdöndü ve takım. Bu aslında dip oltasında takılmayı biraz daha önlemek için takımın nispeten daha dik durmasını sağlayacak bir yöntem. Henüz denemedim ama teorik olarak kafama yatıyor, bir de pratikte görmek gerek.<br />
]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şamandıralı Takım]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=19</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:52:12 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=19</guid>
			<description><![CDATA[<br />
<br />
Şamandıralı takım için öncelikle içine fosfor takılabilen ışıklı şamandıralardan edinmemiz gerekmektedir. Av yerindeki hazırlıklarımızı tamamlayınca fosforumuzu kırıp bu şamandıranın içindeki fosfor bölümüne yerleştiriyoruz ve kapağını iyice sıkıştırıyoruz. Daha sonra avlanacağımız meranın derinliğine göre bedenimizi hazırlamamız gerekiyor. Bu uzunluk kimi meralarda 1.5 metredir, kimilerinde 2 kimilerinde 3 metredir hatta daha fazla da olabilir. Tecrübe ve deneme ile doğru mesafe bulunabilir. Bu tip çalışmalar hep gündüz yapılıp geceye hazırlıklı girilmelidir. Yoksa aşağıda eşkinalar kol gezerken biz bütün gece istavritlerle uğraşabiliriz.<br />
<br />
Uygun boyda kestiğimiz Bedenimizin altına iğnemizi bağlıyoruz. İğnenin hemen hemen 40 cm üzerine bir küçük (5-7gr) kıstırma kurşun ilave ediyoruz ki iğnemiz hemen aşağı insin ve şamandıramız dik pozisyonda dursun. Bu takımında birkaç farklı türevi vardır. Hatta bu takıma fazladan bir köstek ekleyenler de vardır fakat ben tavsiye etmiyorum. Şamandıralı takım birazdan anlatılacak olan kurşunlu dip takımına göre kayalık alanlarda daha az takılması hatta takılmaması sebebiyle bu yönden daha avantajlı sayılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<br />
<br />
Şamandıralı takım için öncelikle içine fosfor takılabilen ışıklı şamandıralardan edinmemiz gerekmektedir. Av yerindeki hazırlıklarımızı tamamlayınca fosforumuzu kırıp bu şamandıranın içindeki fosfor bölümüne yerleştiriyoruz ve kapağını iyice sıkıştırıyoruz. Daha sonra avlanacağımız meranın derinliğine göre bedenimizi hazırlamamız gerekiyor. Bu uzunluk kimi meralarda 1.5 metredir, kimilerinde 2 kimilerinde 3 metredir hatta daha fazla da olabilir. Tecrübe ve deneme ile doğru mesafe bulunabilir. Bu tip çalışmalar hep gündüz yapılıp geceye hazırlıklı girilmelidir. Yoksa aşağıda eşkinalar kol gezerken biz bütün gece istavritlerle uğraşabiliriz.<br />
<br />
Uygun boyda kestiğimiz Bedenimizin altına iğnemizi bağlıyoruz. İğnenin hemen hemen 40 cm üzerine bir küçük (5-7gr) kıstırma kurşun ilave ediyoruz ki iğnemiz hemen aşağı insin ve şamandıramız dik pozisyonda dursun. Bu takımında birkaç farklı türevi vardır. Hatta bu takıma fazladan bir köstek ekleyenler de vardır fakat ben tavsiye etmiyorum. Şamandıralı takım birazdan anlatılacak olan kurşunlu dip takımına göre kayalık alanlarda daha az takılması hatta takılmaması sebebiyle bu yönden daha avantajlı sayılır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[YEMEKLERİ]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=18</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:46:12 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=18</guid>
			<description><![CDATA[Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Karagözle eşdeğerde eti vardır.<br />
       IZGARASI: Ayıklanmış ve yıkanmış küçük balıkların her iki yanına keskin bir bıçakla derin iki çizgi çekilir. Balığın üzeri hafif yağlandıktan sonra ızgarada her iki taraf çevrilerek pişirilir. Büyüklerinden ise fileto çıkarmak gerekir.<br />
       Buğulaması ve haşlaması da makbuldur. Bu yemekler Çipura ve Dülger bahsinde anlatıldığı gibi yapılır. Burda da küçükler bütün, büyükler fileto çıkarılmış olarak tepsiye konur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Karagözle eşdeğerde eti vardır.<br />
       IZGARASI: Ayıklanmış ve yıkanmış küçük balıkların her iki yanına keskin bir bıçakla derin iki çizgi çekilir. Balığın üzeri hafif yağlandıktan sonra ızgarada her iki taraf çevrilerek pişirilir. Büyüklerinden ise fileto çıkarmak gerekir.<br />
       Buğulaması ve haşlaması da makbuldur. Bu yemekler Çipura ve Dülger bahsinde anlatıldığı gibi yapılır. Burda da küçükler bütün, büyükler fileto çıkarılmış olarak tepsiye konur.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DENİZ TÜFEĞİ İLE AVCILIĞI]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=17</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:45:19 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=17</guid>
			<description><![CDATA[ Tüp ya da snorkel ile dalanlar için ideal bir tüfek avıdır. Ancak, bunun için barındığı kayanın dibine kadar inmek ve zıpkını attıktan sonra kaya ovuğuna girmesini engellemek gerekir. Aksi halde girdiği yerden çıkarmak, büyüklüğü nedeni ile çok zordur. Zıpkın, ya da deniz tüfeği ile avcılığı çok zevkli ama o derecede tehlikeli bir avcılıktır. Zıpkının gücünü anlayabilmek için, karada zıpkını bir tahtaya, ya da ağaca atmak gerekir. Nasıl delici gücü olduğu o zaman anlaşılır. O nedenle, tüfek suya girmeden dolu hale getirilmemeli, sudan çıkarken de mutlak suyun içinde boşaltılmalıdır. Yüzerken, balık aranırken genellikle tüfek tutan el arkaya, ayaklara doğru uzanır. Bu durumda ipin dolaşması, ya da elin tetiğe değmesi sonucu zıpkın boşalınca, ayağı deler geçer, kemiklerini kıracak kadar güçlü darbeler yapar. Doğrusu, zıpkının yönünü sürekli derine doğru tutmak ve parmağı tetikten uzakta bulundurmaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ Tüp ya da snorkel ile dalanlar için ideal bir tüfek avıdır. Ancak, bunun için barındığı kayanın dibine kadar inmek ve zıpkını attıktan sonra kaya ovuğuna girmesini engellemek gerekir. Aksi halde girdiği yerden çıkarmak, büyüklüğü nedeni ile çok zordur. Zıpkın, ya da deniz tüfeği ile avcılığı çok zevkli ama o derecede tehlikeli bir avcılıktır. Zıpkının gücünü anlayabilmek için, karada zıpkını bir tahtaya, ya da ağaca atmak gerekir. Nasıl delici gücü olduğu o zaman anlaşılır. O nedenle, tüfek suya girmeden dolu hale getirilmemeli, sudan çıkarken de mutlak suyun içinde boşaltılmalıdır. Yüzerken, balık aranırken genellikle tüfek tutan el arkaya, ayaklara doğru uzanır. Bu durumda ipin dolaşması, ya da elin tetiğe değmesi sonucu zıpkın boşalınca, ayağı deler geçer, kemiklerini kıracak kadar güçlü darbeler yapar. Doğrusu, zıpkının yönünü sürekli derine doğru tutmak ve parmağı tetikten uzakta bulundurmaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EŞKİNA BALIĞI AVCILIĞI]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=16</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:44:27 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=16</guid>
			<description><![CDATA[Köstekli beden ile avcılığı yapılır. Köstekli bedenin oltasının uzunluğunu fazla tutmak gerekir. Çünkü eşkine derin sularda yaşayan bir balıktır. Bazen l50 metreye kadar indiği görülmüştür. Av mahalline akşam üzeri gidilir. Avlanılacak yer daha önceden bilinmelidir. Taşlık, kayalık ve batık bulunan yerler eşkinenin sevdiği yerlerdir. Böyle bir yer bulununca kerteriz koyarak o yerin her gidişte kolayca bulunması sağlanır. Kerteriz, sandalın bodoslama demirinin ucu ile (ya da bodoslama demiri yoksa sandalın bodoslamasının ucu ile) kıyıdaki iki sabit nesneyi üst üste çakıştırarak alınır.<br />
       Bu iki sabit nesne bir elektrik direği ile, bir baca, bir selvi ile bir minare gibi nesneler olabilir. Bodoslama demiri ile bu kıyıdaki iki basit nesne üst üste geldiğinde aradığımız yerin tam üstünde oluruz. Bizim bu tanımlamamıza karşın bazı yazarlar kerterizin sandalda oturan kişinin sabit iki ayrı noktayı birbiri ile doksan derecelik bir açı oluşturacak şekilde görerek koyulacağını yazmaktadırlar.<br />
       Bizim mantığımızın tüfek avcılığındaki göz, gez, arpacık sistemi ile bağdaşması vardır. Nasıl ki göz, gez, arpacık gibi üç sabit nesne aynı hizaya geldiğinde avın kurtulma şansı kalmazsa, bizim kerteriz alma sistemimizde de üç sabit nokta üst üste geldiğinde aranan yerin bulunmamasına olanak yoktur. Balıkçılık bir deneyim sorunudur. Biz balıkçılık yaşantımızda hep bu şekilde kerteriz aldık, bunda da hiç yanılmadık. Ancak tabii ki isteyen istediği şekilde kerteriz alabilir. Örneğin Salacaklı ünlü balıkçılardan (Rahmetli) Laz Muharrem, büyük karabuluttan, ya da giden bir geminin direğinden kerteriz aldığını söylerdi. O mu bizi işletirdi, yoksa biz mi, onu hala bilemiyorum!<br />
       Böylece yerinizi bulduktan sonra yakamozla birlikte av başlar. Yem olarak karides kullanmak çok iyi sonuçlar verir. Yokluğunda akyem kullanılabilir. Karides bütün olarak ve kabukları çıkarıldıktan sonra iğnelere takılır. İskandil dibe değdikten sonra hafifçe yukarı kaldırılır ve av beklenmeğe başlar. Yakalanan eşkine yakalandığını anlayınca kaya kovuklarına kaçar. Onun için oltaya atlar atlamaz, olta toparlanmalı ve balığın direnmesine karşı koymalıdır. İçeriye kepçe ile alınmalıdır.<br />
       Ağ takımlarından manyat ve fanyalı avlarla avcılığı yapılır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Köstekli beden ile avcılığı yapılır. Köstekli bedenin oltasının uzunluğunu fazla tutmak gerekir. Çünkü eşkine derin sularda yaşayan bir balıktır. Bazen l50 metreye kadar indiği görülmüştür. Av mahalline akşam üzeri gidilir. Avlanılacak yer daha önceden bilinmelidir. Taşlık, kayalık ve batık bulunan yerler eşkinenin sevdiği yerlerdir. Böyle bir yer bulununca kerteriz koyarak o yerin her gidişte kolayca bulunması sağlanır. Kerteriz, sandalın bodoslama demirinin ucu ile (ya da bodoslama demiri yoksa sandalın bodoslamasının ucu ile) kıyıdaki iki sabit nesneyi üst üste çakıştırarak alınır.<br />
       Bu iki sabit nesne bir elektrik direği ile, bir baca, bir selvi ile bir minare gibi nesneler olabilir. Bodoslama demiri ile bu kıyıdaki iki basit nesne üst üste geldiğinde aradığımız yerin tam üstünde oluruz. Bizim bu tanımlamamıza karşın bazı yazarlar kerterizin sandalda oturan kişinin sabit iki ayrı noktayı birbiri ile doksan derecelik bir açı oluşturacak şekilde görerek koyulacağını yazmaktadırlar.<br />
       Bizim mantığımızın tüfek avcılığındaki göz, gez, arpacık sistemi ile bağdaşması vardır. Nasıl ki göz, gez, arpacık gibi üç sabit nesne aynı hizaya geldiğinde avın kurtulma şansı kalmazsa, bizim kerteriz alma sistemimizde de üç sabit nokta üst üste geldiğinde aranan yerin bulunmamasına olanak yoktur. Balıkçılık bir deneyim sorunudur. Biz balıkçılık yaşantımızda hep bu şekilde kerteriz aldık, bunda da hiç yanılmadık. Ancak tabii ki isteyen istediği şekilde kerteriz alabilir. Örneğin Salacaklı ünlü balıkçılardan (Rahmetli) Laz Muharrem, büyük karabuluttan, ya da giden bir geminin direğinden kerteriz aldığını söylerdi. O mu bizi işletirdi, yoksa biz mi, onu hala bilemiyorum!<br />
       Böylece yerinizi bulduktan sonra yakamozla birlikte av başlar. Yem olarak karides kullanmak çok iyi sonuçlar verir. Yokluğunda akyem kullanılabilir. Karides bütün olarak ve kabukları çıkarıldıktan sonra iğnelere takılır. İskandil dibe değdikten sonra hafifçe yukarı kaldırılır ve av beklenmeğe başlar. Yakalanan eşkine yakalandığını anlayınca kaya kovuklarına kaçar. Onun için oltaya atlar atlamaz, olta toparlanmalı ve balığın direnmesine karşı koymalıdır. İçeriye kepçe ile alınmalıdır.<br />
       Ağ takımlarından manyat ve fanyalı avlarla avcılığı yapılır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[EŞKİNA BALIĞI]]></title>
			<link>http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=15</link>
			<pubDate>Sun, 16 Mar 2008 01:43:40 +0200</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://baliktasi.net/bobrektasi/showthread.php?tid=15</guid>
			<description><![CDATA[Bilimsel adı Sciaena Umbra olan eşkineye, eşkina, işkina, taşbalığı, taşkefalı, mavruşkil de denir. Ilıman denizlerin, kayalık, taşlık derin sularında yaşayan eşkinanın boyu 50 cm.ye ağırlığı ise 3-4 kiloya kadar çıkabilir. Normalde, yarım kilo ile bir kilo ağırlığında olur.<br />
      Vücudu elips şeklinde olup, yassıca, kamburumsudur. Sırtı koyu, esmer, yanları ise beyazdır. Kemikli balıklardandır. Denizlerimizin tümünde bulunmasına karşın daha çok Marmara'da barınır ve Marmara balığı olarak bilinir. Ancak Karadeniz'e kadar uzanan gezintiler de yapar. Bu arada boğaz geçişinde ileşken mahallerde (kuzguncuk, beylerbeyi, çengelköyü, yenikapı gibi) bol av verir.<br />
       Üremesi yaz aylarındadır.<br />
       Eşkinenin gözlerinin arkasında, baş kemiklerinin arasına sıkışmış gibi duran iki adet billurumsu taş vardır. Balıkçılar balığı ayıklarken bu taşı çıkarıp alırlar. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bilimsel adı Sciaena Umbra olan eşkineye, eşkina, işkina, taşbalığı, taşkefalı, mavruşkil de denir. Ilıman denizlerin, kayalık, taşlık derin sularında yaşayan eşkinanın boyu 50 cm.ye ağırlığı ise 3-4 kiloya kadar çıkabilir. Normalde, yarım kilo ile bir kilo ağırlığında olur.<br />
      Vücudu elips şeklinde olup, yassıca, kamburumsudur. Sırtı koyu, esmer, yanları ise beyazdır. Kemikli balıklardandır. Denizlerimizin tümünde bulunmasına karşın daha çok Marmara'da barınır ve Marmara balığı olarak bilinir. Ancak Karadeniz'e kadar uzanan gezintiler de yapar. Bu arada boğaz geçişinde ileşken mahallerde (kuzguncuk, beylerbeyi, çengelköyü, yenikapı gibi) bol av verir.<br />
       Üremesi yaz aylarındadır.<br />
       Eşkinenin gözlerinin arkasında, baş kemiklerinin arasına sıkışmış gibi duran iki adet billurumsu taş vardır. Balıkçılar balığı ayıklarken bu taşı çıkarıp alırlar. ]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>